Hoşgeldiniz!
Hey Leydi!

Hey Leydi!

Ateş Olmasaydı Hayatımızda Neler Olmazdı Ateş Olmasaydı Hayatımızda Ne Gibi Değişiklikler Olurdu

Bu yazıda ateş olmasaydı hayatımızda neler olmazdı ve ateş olmasaydı hayatımızda ne gibi değişiklikler olurdu hakkında kısa kısa bilgiler bulabilirsiniz. Lütfen yararlandıysanız ve Bebek Dünyası paylaşımlarımızın devamını istiyorsanız yorumlarınızı esirgemeyin. Ateş Olmasaydı Hayatımızda Neler Olmazdı Ateş Olmasaydı Hayatımızda Ne Gibi Değişiklikler Olurdu Cevriye Ergül ile iligli olan sorularınızı ve merakınızı gidereceğini düşünüyorum.

Her hastalık ateş yükselmesine neden olmazsa da, bebeklerde ve küçük çocuklarda infeksiyon ... Çocukların %4-5´inde hayatlarında en az bir kez havaleye rastlanırken, bunların yarısında bir kereden sonra havale görülmez.

cevriye ergül öznur tolunay ateş dr.hülya erkök hülya erkök kırıkkale hülya erkök vs..

Ateş Olmasaydı Hayatımızda Neler Olmazdı Ateş Olmasaydı Hayatımızda Ne Gibi Değişiklikler Olurdu Cevriye Ergül

Öznur Tulunay Ateş’in Doğum Hikayesi

Önünde bir yol açılıp; ne yapacağını bilemediğin zaman, yola çıkma otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al. Hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme. Bekle ve gene bekle!… Dur ve yüreğini dinle, seninle konuştuğu zaman kalk ve YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT.

İşte böyle yazıyordu 28 Ekim 2001 tarihindeki düğün davetiyemizde ve o gün yüreklerimizin bizi bir araya getirdiği yolculuğumuzun da ilk günü oluyordu. Yolumuz kimi zaman dikensiz gül bahçesi veya bir orman kuytusu kimi zamansa durgun bir su yüzeyi veya çalkantılı bir deniz oluyor ve günler akıp gidiyordu. Evliliğimizin ilk iki yılı iş hayatımızı düzene sokmak gereksinmemizden dolayı (birçok çalışan çift gibi) çocuk düşünmemiştik. Ve sanıyorduk ki biz ne zaman istersek olacak! Ama olmadı. Zamanla endişeye kapılmaya başladık ve bir süre sonra doktora gitmeye karar verdik. 3 aylık iğneli ve ilaçlı tedavi sonuç vermemişti, tedaviye ara vererek tatile çıktık. Ailelerimize problemimizden bahsetmediğimiz için bizim hala çocuk istemediğimizi düşünüyor ve farkında olmadan geçen konuşmalardan alınıyorduk. Tatil dönüşü Ankara’da başarılarıyla tanınan özel hastaneye gitmeye karar verdik. Tahliller ve muayenenin ardından kendimizi büyük bir şok içinde doktorun, ‘bu sonuçlarla sizin çocuk sahibi olmanız imkansız gibi gözüküyor, hatta tüp bebek bile olumlu sonuç vermeyebilir’ ; sözlerini dinlerken bulduk.

Eve dönerken ikimizde gerçekten çok mutsuzduk. Yaşadığımız şehir olan Kırıkkale’deki iki ayrı devlet hastanesi doktoru da eşimin ameliyat olmasının olumlu sonuç verme ihtimalinin olduğunu söylemişti. Bizde eşim için 19 ağustos gününe ameliyat tarihi aldık. Evimizdeki gergin bekleyişin sürdüğü 15 Ağustos Pazar günü, belki de yeni oluşmaya başlayan annelik içgüdüsüyle ve son bir umutla evde hamilelik testi yapmaya karar verdim. Eşim beni kırmamak için eczaneye giderken bir yandan da umutlandırmak istemiyor ve “yok hamile değilsindir” diyordu. Hatta umudu o kadar kırılmıştı ki her defasında testte çizgilerin oluşmasını ayakta ve heyecan içinde beklerken, bu kez gidip televizyon izlemeyi tercih etmişti. Bense testte oluşan iki çizgiyi görüyor ama doktorun kesin konuşmasının etkisiyle ve acaba test bozuksa kaygısıyla eşime bile seslenemiyordum. Tüm gücümü toplayıp eşime seslendiğimde ise ikimizde gözlerimize inanamıyor ve gözyaşlarımızı kontrol edemiyorduk, birbirimize sarılıp karmaşık duygularla öylece kalıvermiştik. Eşim bununla yetinmeyerek eczaneden bir test daha aldı ve oda pozitif çıktı. (Bu iki test sonucunu hala saklıyoruz, kızımın şimdiden ayrıntılı bir çeyizi var.) Tabii bu arada mucize kızımın gelişi, ocakta unuttuğumuz bir tencereye ve yemeğe mal olmuştu.Pazartesi günü sabah erkenden bir de hastanede test yaptırdık ve açıkcası doktorumuzun muayenehanesinde kızımı ultrasonda görene kadar ikimizde Begüm Yaren’in varlığına inanamıyorduk.

Yazımın başında da geçen satırlardaki gibi sizde yüreklerinizin sesini dinlemeyi asla ihmal etmeyin ve umudunuzu yaşadığınız sürece asla kaybetmeyin. Biz zamanın önemini bir kez daha anlıyorduk. Eşim, gereksiz yere ameliyat olmaktan 4 günlük bir farkla kurtuluyordu ve kızımın varlığı; hamile olduğumu muayene sırasında bile fark etmeyen o çok iyi hastanenin doktorunun varlığını bile unutturuyordu.

Çok sevdiğimiz doktorumuz Hülya ERKÖK Hanım’ın kontrolleri, eşimin bitmek tükenmek bilmeyen internet araştırmaları ve kızımın yaşattığı sorunsuz hamilelik böyle sürüp gitmişti. Zaman hiç geçmeyecek gibi gelirken nasıl da apansız geçtiğini gösteriyordu bizlere.

Sevgili minik kızımın yaşattığı hamilelik sorunsuz bir şekilde sürmüştü. Aşerme, bulantı gibi hiçbir olumsuzluk yaşamamış ve doğumdan bir ay öncesine kadar işe devam etmiştim. Hamileliğim boyunca sadece 11 kilo almıştım ve genel sıkıntıları, o heyecanlı bekleyişten olsa gerek fark etmiyordum bile. Bu konuda unutmamam ve inkar etmemem gereken bir şey de var ki o da eşimin her konuda bana olan desteği olmuş olmasaydı eminim her şey bu kadar güzel ve kolay olmazdı.

Doktorumuz; 11 Nisan 2005 günü sabah saat 9 da hastanede bebeğimin sezeryanla alınacağını söyledi. Uykusuz bir gecenin ardından hastaneye gittik. Eşim işlemleri hallederken ben de kadın doğum bölümündeki hemşireleri doğuma geldiğime ikna etmeye çalışıyordum. (Çünkü normalden fazla kilo almamıştım ve karnım belli olmuyordu, hamileden çok kilolu birine benziyordum.) Hazırlıklar yapıldı ve sezeryana alındım. En son anestezi uzmanına saati sorduğumu hatırlıyorum. Saatin 9:45 olduğunu söylemişti. Saat 9:50’de de minik kızım kendisini bekleyen babasına ağlayarak kavuşmuştu. 10:50’de de sezeryandan çıkarılıp odama getirildiğimde minik meleğimde oradaydı.

Kızımla 8 aydır beraberiz, artık işe başladı,m kızım beş saatini bakıcısı olan komşumuzla geçiriyor, onu izlemekten ve her yaptığını babasına anlatmaktan büyük keyif alıyorum. Eskiden eve gitmek için bu kadar sabırsızlanmazdım. Çünkü eskiden, evimin kapısını açtığımda beni gülücüklerle karşılayan ve gelir gelmez onu kucağıma almadığım için ağlayan kızım yoktu ve ben o pamuk minik elleri bir kez bile tutmuş olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilmiyordum.

Allah tüm çocukları ailelerine, minik kızımı da bize bağışlasın.

Ateş Olmasaydı Hayatımızda Neler Olmazdı Ateş Olmasaydı Hayatımızda Ne Gibi Değişiklikler Olurdu Hakkında Bilgiler

Ateş Toprakları: Ateş Toprakları (Tierra del Fuego), Güney Amerika'nın güney ucunda aynı adı taşıyan bir büyük adası da olan adalar topluluğu.
Ateşkes: Ateşkes, savaşan iki veya daha fazla devletin veya oluşumun silahlı kuvvetleri arasındaki her türlü saldırı durumunun geçici olarak durdurulmasıdır.
Ateş Arabaları: Ateş Arabaları (Özgün adı: Chariots of Fire), 1981 Britanya yapımı filmdir. Filmde 1924 Yaz Olimpiyatları'na katılan koyu dindar İskoç Hıristiyan atlet Eric Liddell ile ön yargıları aşmaya çalışan İngiliz Yahudi atlet Harold Abrahams'ın gerçek yaşamları konu edilmiştir.
Ateşli silahlar: Ateşli silahlar, barut gazının itici gücüyle mermi atan bütün silahlara denir. Ateşli silah denince, genellikle bir kişi tarafından taşınabilen küçük çaplı silahlar akla gelir.
Ateş Toprakları: Ateş Toprakları (Tierra del Fuego), Güney Amerika'nın güney ucunda aynı adı taşıyan bir büyük adası da olan adalar topluluğu.
Ateşkes: Ateşkes, savaşan iki veya daha fazla devletin veya oluşumun silahlı kuvvetleri arasındaki her türlü saldırı durumunun geçici olarak durdurulmasıdır.
Ateş Arabaları: Ateş Arabaları (Özgün adı: Chariots of Fire), 1981 Britanya yapımı filmdir. Filmde 1924 Yaz Olimpiyatları'na katılan koyu dindar İskoç Hıristiyan atlet Eric Liddell ile ön yargıları aşmaya çalışan İngiliz Yahudi atlet Harold Abrahams'ın gerçek yaşamları konu edilmiştir.
Ateşli silahlar: Ateşli silahlar, barut gazının itici gücüyle mermi atan bütün silahlara denir. Ateşli silah denince, genellikle bir kişi tarafından taşınabilen küçük çaplı silahlar akla gelir.

Ateş Olmasaydı Hayatımızda Neler Olmazdı Ateş Olmasaydı Hayatımızda Ne Gibi Değişiklikler Olurdu Etiketleri

ateş olmasaydı hayatımızda neler olmazdı, ateş olmasaydı hayatımızda ne gibi değişiklikler olurdu, cevriye ergül, öznur tolunay ateş, dr.hülya erkök, hülya erkök, kırıkkale hülya erkök, ateş olmasa neler olmazdı, begüm yaren ateş, kırıkkaledeki tüm veysel karakolların resmini göster

Henüz yorum yok.

Yorum Ekleyin


sekiz + = 14