Hoşgeldiniz!
Hey Leydi!

Hey Leydi!

Kara Basma İz Olurun Hikayesi Nur Kara Hakkında

Yine bir Bebek Dünyası konusuyla karşınızdayım. Kara Basma İz Olurun Hikayesi Nur Kara Hakkında Tüp Bebekler Küçükmü Doğar ile ilgili bilgileri bu yazıda paylaşıyorum. Bebek Dünyası kategorisinde, kara basma iz olurun hikayesi ve nur kara hakkında hakkında bilgiler bulabilirsiniz. Tüm leydilere armağanım olsun :)

Arpalı Kara Basma Iz Olur 902 izlenme 3 yıl önce. Boehner Backs Obama On Syria Strikes 0 izlenme 13 saat önce. ... Ustanın Hikayesi Çocuklar Başbakanı Anlatıyor 0 izlenme 14 saat önce. Başbakan Erdoğan, Bir Aşık Olduk, Pir Aşık...

tüp bebekler küçükmü doğar duygu akşoş epidural dogum yapıp felç kalan miyonum var normal doğum yapabilirmiyim nur kara web sitesi vs..

Kara Basma İz Olurun Hikayesi Nur Kara Hakkında Tüp Bebekler Küçükmü Doğar

Nur Kara’nın Doğum Hikayesi

Ben 67 doğumluyum.İlk doğumumu 1992 de yaptım 1990 da evlendik ve birkaç yıl bebek düşünmüyorduk.Aslında ben istemiyordum.Eşim çok hevesliydi.Evliliğimizin birinci yılı biraz geçmişteki ben hamile olduğumu öğrendim.Evde yaptığımız test sonucu öğrendiğimizde şok oldum , çok üzüldüm çünkü hazır değildim.Ağladım..Aldırmaya karar verdik.Doktora gittik , Konuştuk..O da bizimle konuştu ilk bebek olduğu için evli olduğumuz için ileride bundan dolayı çok problem yaşabileceğimiz için vs. çok şeyler sayarak beni bu doğuma ikna etti.Eh artık doğuma karar verdiğim için tüm aile fertlerine de duyurduk.Tabi her iki ailenin de ilk torunu olacağı için her kes çok mutlu, benden başka.Ama üzerinden birkaç gün geçtiğinde ben duruma alışmıştım ve hatta keyif almaya başlamıştım.Bu arada eşim dükkanını iflas etme eşiğine geldiği için kapatmak zorunda kalmıştı.Bu olayın üzerine işsiz kalması asıl bizi yıpratmaya başladı.Hamileliğim gitgide ilerliyor ama iş bulamıyordu.Bize tüm ihtiyaçlarımız açısından babası yardımcı oluyordu.Bu arada her ay doktora gidiyoruz.Her şey normal.Bebeğin sesini duymak müthiş zevkli.Ağzımız kulaklarımıza varıyor.Ben her yönüyle dikkatli davranıyorum.Ufak yollu jimnastikler, Uzun boylu yürüyüşler,süt içmeler, bol bol meyveler , erken yatıyorum erken kalkıyorum,Temiz hava solumak için bahçelerde dolaşıyorum.Annemlerinde katkısıyla en güzel hamile pantolonları seçiyorum, sürekli makyajlı , bakımlı olmaya çalışıyorum.Evde eşim ev işlerine yardımcı kendimi yormama gerek kalmıyor.Tek sorun işsizliğimiz.Aslında para sıkıntısı çekmiyoruz.Ama eşimin işsiz olmak fena halde canını sıkıyor.Bebeğin doğumu ile daha da bunun sıkıntısını çekeceğimizi biliyor.Nerelere başvurduysa da hep sonuç sıfır.Ailelerin büyük katkıları bebek ile ilgili tüm ihtiyaçlar daha bebek karnımda beş aylıkken tamamlanmıştı.Hastahane çantası yedinci aya girdiğimizde hazırlandı kapının arkasına kondu.Biz bu arada eşimle her gece giysilere bakıp inceliyoruz.Bu kadar küçük mü olacak diyoruz.O daha tecrübeli evet o kadar küçük olacak diyor.Doğumdan çok korkuyorum.O beni iknaya çalışıyor.Ama ben inatla normal doğum istiyorum.Her şey doğal olmalı diyorum.Doktorumda her ay evet herşey normal diyor.Karnımda ufacık bir hareket olduğunda bağırıyorum eşime çabuk gel diye.O ise bu hareketi çok az yakalayabiliyor.Çok üzülüyor.Bana ise siz çok şanslısınız içinizde hep hissediyorsunuz diye.Artık kocaman bir karnım var hep sokaklarda geziyorum.Hep mutlu olmaya çalışıyorum.Doktorun bana belirlediği bir doğum tarihi vardı yirmi günlük bir aralık o aralığın ilk günü olan 2 haziran 1992 salı günü sabaha karşı 02.00 de bir karın ağrısı ile uyandım ben büyük tuvaletim var diyerek tuvalete gittim.Ayrıca gece gece bu tuvaletde neki diye sordum kendime.Orada üç-beş dakika kaldım sancım gitti.Yatağıma döndüm.Tam uykuya dalmak üzereyken tekrar aynı şey oldu.Yine aynı şeyler.Bu yarımşar saat ara ile saat altıya kadar devam etti.En son tuvalet muhabbetimde kan geldiğini gördüm.Müthiş korktum.Bebeğe birşeymi olduki diye doğuma hiç yormuyorum.Sonra kalkışlarımın yarım saat ara ile olduğunu fart ettim belki de doğum dedim.Eşimi kaldırmaya gittim.Anlattım.O olamaz daha var.Sen pipiriklisin yat dedi.Saat yedi olmuştu sancılar yirmi dakikaya düştü.Tekrar uyandırdım.Sitem ettim.Benimle ve bebekle ilgilenmiyorsun diye.O da inanmaz bir tavırla ama ilgilenmiş olmak için kalktı.Annesini aradı.Annesi hemen geldi.Oğlum bu bir doğum işareti.Hemen kalk ve gidin dedi.Ben giyindim, makyajımı yaptım.O çoktan hazırlanmış dış kapıda en az on-onbeş dakika da beni bağırarak bekledi.Hemen hastahaneye gittik.Orada evet doğum başlamış dediler.Ve iki saate kalmaz doğar dediler.Biz anneme gittik.Çünkü doğumu birbuçuk saatlik uzaklıkta Bursa da bir hastahanede yapacaktım.Orada banyo yaptım.Doğum daha kolay olur dedikleri için ,Tabi eşim çıldırmış artık sokaklarda beni bekliyor.Annem ise ondan daha çok heyecanlı.Neyse bizi eniştem götürecek , biz yola çıktık ambulansla gitsek bu kadar çabuk gidemezdik herhalde.Eniştemde daha kardeşimle nişanlı.İlk doğum tanıklığı.O bizden de heyecanlı.Ben ise hastaneye geldiğimizde artık geldik bebek gelsede garantideyim,Bir şeyler yemeden asla girmem dedim.Sancılarda onbeş dakikada bir.Neyse dönerli sandviç ve ayranı götürdüm.Orada benden başka herkesi aç bırakarak doğumhaneye girdim.Doktorum geldi.Sancı çekme odasına aldılar.Evet artık zaman geçmek bilmiyor.Sancılar ise gitgide artıyor.Sürekli ağlamayacağım diyorum , bağırmayacağım diyorum.Ama gözyaşlarıma hakim olamıyorum.Sürekli gözyaşlarım akıyor.Gözlerim şişmiş.O makyajdan eser yok.Yatakta kıpır kıpır olmaktan saçlarımda trol olmuş.Ama umrumda değil.Saat 13.00, 14.00, 15.00 hala yok artık dayanamıyorum.Ama hala bağırmıyorum.Sadece sessiz ağlıyorum.17.00 hala yok açılmıyor.Saat 18.00 hala yok ama artık olmalı diyorum.Doktorum o ara yine geldi.Lütfen dedim.Nasıl olursa olsun artık olsun mutlaka birşeyler olmalı.Beni doğuma hazırlamalarını söyledi.Sonra geldi keseyi patlattı .Aman allahım bu ne ne oluyor.Anlamıyorum tuvaletimi mi yapıyorum.Doktor güldü.Birazdan bebek gelecek dedi.Evet doğum masasında oturduk.O bana ne talimat verirse aynısını yapıyorum.Nefes al.Nefes ver .Ikın. evet birdaha .Ben artık bağırıyorum.Çok zor.Lütfen ellerinizi tutmak istiyorum.Hemşireler geliyor.Onların elini tutuyorum.Ben bağırıyorum.Neden kocam yok.Onun ellerini tutabilirdim.Bu arada hemşirenin ellerini tırnaklarımla yırttım.Ama ufacık bir kafa çıktı.İçimde bir boşluk.Aktı gitti.Ağlayan bembeyaz birşey.O an belden aşağımı unuttum.Ona bakıyorum.Tamamıyla yabancı-korumasız-minicik-ağlıyor.Onu giydirmelerini izliyorum.Bu arada doktor bacaklarımın arasında birkaç dikiş atıyor.Ama duymuyorum.Ben bebeğe kilitlendim.O ağlıyor.Lütfen ağlatmayın diyorum.Onu getirdiler yanıma yatırdılar.Ellerimde hal yok onu elleyemiyorum.Belden aşağım sanki hiç yok.Sadece ona bakıyorum.Oda susmuş bana bakıyor.Obana sen kimsin der gibi , ben ise ona umduğumdanda güzelsin olamaz allahım dünyanın en güzel şeyi allahım özenmiş bezenmiş en güzel varlığı bana vermiş diyorum.Hemde ağlıyorum.Hıçkırarak.Doktor soruyor biryerinmi ağrıyor.Hayır diyorum.Hiç bu kadar mutlu olabilirmi insan ama bir bebek ki ben bebek fazla sevmemiş bir insan bu ufacık canlının karşısında ona birden bağlandım.Analık koşulsuz,Babalık koşulludur derlerya .Öyle galiba tutuldum.Ona bakıyorum.Orada yarım saat kaldık.Gözgöze bakıştık.Ben ağladım.O baktı.Gözleri masmavi.3,5 kg. 55 cm. normal bir bebek ama ona rağmen giysilerde kaybolmuş.Demek diyorum bundanda minik oluyormuş bebek.Hayatımda ilk defa bu kadar küçük bebeği kucağıma alıyorum.Odama gittik.Yanmızda annem kalacak.Ama tüm aile gelmiş.Eşimin ailesi.Benimkiler.Herkes döndü.Annem yanımda artık hiç halim yok.Müthiş sancılarım var.Gözümü açamıyorum.Zorla bebeği emzirebildim.Sabaha kadar inledim.İğneler vuruyorlar.Gelip gidiyorlar.Ama ben bazen sayıklama durumlarında , annem çok korkuyor.Ama sabah ateşim düştü.Tabi normal sancılar devam ediyor.Oturmak istiyorum oturamıyorum.Yürümeyi becerebildim.Hep ayakta kalsam daha iyi galiba.Eşim geldi, Annesi ile beni çıkarabilecekler.Evet çıktık.Eve dönüyoruz.Ben oturmayı bile beceremez iken bebeğimi arabada kimseye vermiyorum.Kendi kucağımda tutuyorum.Aslında çok zor tutuyorum.Daha çok sancılanıyorum.Ama hayır vermiyorum.Çünkü ona kimsenin değmesini istemiyorum.Aman tanrım.Ben kıskanç bir anne oldum.Ve onu hiç kimseye vermeden hiç kimseye öptürmeden. dokundurtmadan onuncu ayına kadar eşimle ben baktık.Herkesle bebek yüzünden kavga ediyordum.Ailede benden başka hiçkimse birşey bilmiyordu.(yani ben öyleymiş gibi davranıyordum.)Tabii herkes benden sıkıldı.Herkes bebeğimi,eşimi bana bıraktı.Çekildi.Ama eşime ilk söylediğimde çok bozulduğu bana küstüğü bir şey var.Kızımı senden ve de herşeyden çok seviyorum.Bu böyle elimde değil.Allahın bildiğini senden saklayamam dedim.Ki ona doğumdan önce eğer bebeği beni sevdiğinden daha fazla seversen bozuşuruz derdim.Ama bunu ben bozdum.Evet onu annemden. kardeşlerimden ve eşimden ve herşeyden. ve kendimden daha fazla sevdim.Eşimde bana küstü.Bende ona eğer bebeği beni sevdiğinden az seversen işte o aman seni hiç affetmem dedim. Ama kısa bir süre sonra oda benim haklılığımı kabul etti.Evet bebeğimiz on aylık olduğunda ikimizde iş bulduk.Ama bir sorunda orada kim bakacak.Bir kere bile kimselere koklatmadığım gül kokuluma kim bakacak.Üst katta oldukları için babaanne bakacak.Evet işsizlikte çok kötü.İki yıldır İşsizliği son demine kadar yaşamışız herşeye rağmen çalışmaya karar vererek, emanet ettik.İlk zamanlar her gün işyerimde onun için ağlardım.Aklıma estikçe arar birsürü gereksiz sorular sorar, gereksiz eleştiriler yapar,insanlarıda üzerdim.Ama ben bunu yapıyordum.Tıpkı bebeğim doğduğunda edindiğimiz doktorumuzu usandırdığım gibi onlarıda usandırmayı başardım. Ama al çocuğunu demediler.Ve sabırla baktılar.Ama şimdi iyikide onlar bakmış.Sevgiyle bakmış.Doktor dedimde,İlk tanıştık artık aboneyim.Arıyorum.Çiselde kırmızılıklar var,Yüzünde dökülmeler oluştu,Bugün terledi,Kakası çok yumuşaktı,Bugün biraz yeşilimsi kaka yaptı,işte böyle çok gerekli gereksiz aramalar,On günde bir götürüp muayene ettirmeler.Herşey abartılı.Misafir kabul etmiyor.Hiç bir yere gitmiyorum düzeni bozulmasın.Herşeyi saatli yapıyorum.Herşeyin bir defa kullanıp hemen kaynatıyorum.En iyisini yapmak için kendime büyük eziyet ediyorum.Yardıma hevesli bir çok kişiyi es geçiyor, ve tabi herkesi kırıyorum.Bir gece bile ayrı yatmadan iş saatleri dışında saniye bile ayrı kalmadığım kızım artık dokuz yaşında ve o bir okullu artık benimle bu kadar uğraşma diyebiliyor.Belkide o zaman anlatabilseydi anlatacaktı çocuk.

Evet o sıkıntılarla birinci çocuğum doğdu ardındanda altı ay kadar süren ağrı acı sancı çektim.Yemin etmedim ama bir daha doğum yapmam diyordum.Ama eşim ve kızım çok ısrarlı ille de istiyorlar.Ama kayınvalidem, ben asla bakmam diyor.Haklı kadın benden korkuyor.Annemde bakmak istemiyor.Kararlılıkla kararsızlık yaşarken korunmayıda bir ara bıraktık.Sonra ben yine vazgeçtim.Çocuk istemiyorum dedim.

Bu aradada sürekli kanama yaşıyorum. Öyle böyle derken birgün kendimi hiç iyi hissetmediğim için doktora gittik.Muayeme etti.Herşey normal ama sen hamilesin dedi.İnanmadık.Ben kadın doktoru değilim ama böyle dedi.Hemen bir doktora gittik.Oda 12 haftalık hamile olduğumu söyledi.Bunu ardından üç doktora daha gittik.Evet hamileydim.Ama miyon varmış.O yüzden kanama oluyormuş.buda düşük tehlikesi yapıyormuş.Dikkat etmem gerekli.Ama ben yinede işime gittim.Özel şirkette çalıştığım için işimi bir gün bile aksatamazdım.Evet ikinci bir doğum için aslında çok uygun bir zamandı.Her şeyimiz eksiksiz vardı .Arabamız işimiz paramız.Borcumuz yok.Her şeyi istediğim gibi kendi paramla yapabilirim.Çok heyecanlandım.Hazırlanmaya başladım.Bebek anlamadan üç ayını geçti.Geriye beş ay kaldı.Alışverişler herşey beş aylıkken tamam.

Ama artık neyi nasıl yaşayacağımı biliyorum.Tecrübeliyiz.Zevkle hazırlanıyoruz.Ama doğum konusunda tartışma var.Ben özel çok lüks bir doğum istiyorum.epidural anestezi ile sezeryan canlı olacağı için eşim dayanamam diye karşı çıkıyor.Annem ise belden uyuşacağım için felç olurum diye korkuyor.Ben ise normal doğumu asla düşünmüyorum.Narkozlu sezeryan kız kardeşim yeni olmuş . Beş gün hastahanede yatmış kendisine gelememiş.Ben kararımı verdim.İçimden ne derlerse desinler canlı sezeryan.Sürekli doktor kontrolleri ile sekizinci ayımıza yaklaşıyoruz.Evde herşey hazır.Bebeğin hastahane kıyafetleri.Eve gelecek ziyaretçilerin ne yiyip ne içeceğine çarşaf takımlarına bebek odası takımına kadar.Kızımla ben her gün birşeyler icat ediyoruz.Ayrıca son güne kadar izine ayrılmayı düşünmüyorum.Kendimi çok iyi hissediyorum.Bu arada bakıcı arıyorum.Doğar doğmaz evde bakıcı da olmalı diyorum.Son planları yaparken biz,Bir gece çok şiddetli sarsıntılarla uyandık.Tabii kalktık diyemiyorum.Kalkmak mümkün değil.Evet deprem oluyor.Biz Yalova da oturuyoruz.Ben önce ne olduğunu anlamadım.Dünyanın sonu herhalde bu dedim.Eşim sallantı ile beraber odayı terk etmişti.Bir yandanda ona kızıyordum.Beni odada bırakıp gitti diye.Meğer o kızımızın odasına gitmiş.Onu arıyor ve bulamıyor.Ben bir tanem orada olurda odamda durabilirmiyim.Ama o benim o anda yanımdaydı.kısa bir süre önce korkmuş,yanımıza gelmişti.Bende onu ortamıza almış,Ona sarılmış yatıyordum.Tabi bundan eşim habersiz odasında delirmiş kızı bulamıyor.Geri geldi.Bana bulamıyorum dedi.Neyi dedim.Kızı dedi.O burda yanımda yerde yatıyoruz.Heryer karanlık , kız uyuyor uyartamıyorum,hamileyim kucağıma alamıyorum.Yere onu çekerek indirdim yerde yatıyoruz çıkar bizi diye bağırıyorum.Ve bu kıyamet olsa birbirimizi duymazdık herhalde diyorum.Eşime sordum.Bu ne.Dediki deprem…Doğrusu hiç aklıma gelmemişti.O güne kadar hiç böyle şeyle tanışmamıştık çünkü.Üçyüz metre kadar evden uzaklaştığımızda manzara bir felaketti.kocaman apartmanlar yerle bir olmuştu.Eyvah annemde apartmanda , kardeşlerimde apartmanda oturuyor.Çabuk dedim.Onları bulalım.Gidebilmek için yalovayı tamamiyle geçmek zorunda idik.Tüm görüntüleri ilk görenlerdenim.Çığlıklarım, bağırmalarım karışıyor.Eşim ise hiç konuşmuyor.Tam beş saat sonra tüm aile fertleri biraraya gelip hepimizin iyi olduğunu öğrendik.Müstakil evde oturan sadece biz olduğumuz için iki tarafta bizim evin bahçesindeydi.Ama bir sorun vardı, bebek hiç kıpırdamıyordu.Ama onca yaralı varken benimle kim ilgilenirdiki.Söyleyemiyordum bile.Sürekli endişeleniyordum.Dördüncü günü doktoruma ulaşabildim.Sağ idi.Ama bana biran evvel Yalovayı terk etmemi önerdi.Kendine iyi bir hastahane ve yeni bir doktor hemen bul dedi.Miyonum olduğu için mutlaka sezeryan doğumu unutma dedi.Depremin onuncu günü idi ancak bir doktorla buluşup herşeyin yolunda olduğunu öğrenebildim.Ama yolunda olmayan şey ortamdı.Eskisi gibi sağlıklı yiyecek takip etmek, sağlıklı uyuyabilmek artık haramdı.Bulabildiğim en sağlıklı şey her gün askerlerin dağıttığı sütlerdi.Çocuklar ve ben her gün bol bol süt içtik.Banyo yok.Çünkü su yok.Çadırda yatıyoruz.Steril olan hiçbirşey yok.Ama şükür hepimiz birlikte ve sağlıklıyız.Geceleri en az üçe kadar hiç uyuyamıyorum.Sabaha karşı uykuya dalıyorum.Depremin Onbeşinci günü işe tekrar başladım.Çünkü eskisinden daha çok iş var.Fabrikada deprem zararlarından dolayı inşaat işleri artmış.Şirketin minibüsü öğleye doğru geliyor beni alıyor akşam üzeri geri götürüyor.Ev hayatı bitmiş durumda.Oniki kişilik çadırda yatıyor.Bahçede pişiriyor.Yeni gelen elektrik ten dolayı da yeni yeni tv. izliyor.Bilgiler ediniyoruz.Bu arada doğuma kadar tam yedi kilo vermişim.Üzüntü ve sıkıntı ile.Artık Bursa Tıp Fak. de bir doktorum oldu.Doğumum istediğim şekilde olacaktı.Günü belirlendi.25 eylül 1999 cumt. günü saat 8.30 da doğuma aldılar.Dua ediyorum bu arada inşallah deprem olmaz diye. Ve olmadı da Şu varki müthiş bir doğumdu.Konuşarak-gülüşerek.Bir ara karnımda hissettiğim bir baskı ile onun artık çıktığını gördüm.Allahım buda çok güzel.Tüm güzelleri bana verdin. teşekkür ederim.Doktor çok güldü bana .Evet ama dedim.Sağlıklı ve çok güzeller.İki doğumumda da cinsiyetlerini hiç öğrenmedik.Önemli olan sağlıklı olmaları sürpriz olsun dedik.Bu arada beni dikerlerken bebeği giydirdiler bana getirip öptürdüler.Yumurta gibi nazik incecik hashas , yine ağladım.Çok duygulandım.Odadan bebek hemen çıkarıldı.Babasına verilmiş.Benim işlemlerim bittiğinde odama gitiğimizde ailenin tüm fertleri oradaydı.Herkes heyecanla beni bekliyordu Nasıl geleceğim diye .Ben gayet hoş ve gülerek espriler yaparak gelince anem biraz rahatlamıştı.Ayaklarımdaki uyuşukluk geçtikten sonra geceyi uyuyarak geçirdikten sonra annem dahada mutlu oldu.Hiç şikayet etmediğim için çok mutlu.İlk gece odada annem, eşim birlikte kaldılar.Eşim bebekle , annem benimle ilgilendi.İkinci günü aslında yalovaya dönecek olmasaydık, yani çadıra bizi taburcu edeceklerdi.Onun için bir gün daha yattık.Devrisi günü banyomu yaptırdılar.Yürüyüşümü tam anlamıyla yaptım.Yemeğimi yedim.Ve taburcu oldum.Müthiş bir doğum bunu herkese tavsiye ederim.Tabi kızım 3,4 kg. 52cm . doğdu.Sağlığı yerinde benim verdiğim kilolar onu etkilememiş.Ben kendim zayıflamışım.Hastahaneden çıkarken hamile kaldığımında altındaki bir kilo ile çıktım.Kilo sorunu hiç yaşamadım.Hstahanedeki ikinci günümüzde yine ufak ufak sallantılar yaşadık.Çok stres oldum.Çünkü kırk gün olmuştu deprem olalı ilk defa kapalı bir alanda idik.Bir an evvel hastahaneden çıkmak istiyordum.Eve geldik.Ben ısrarla çadırı eşim ise bebek açısından evi istiyordu.Bebek için evde kalmaya başladık.Ve ikinci günü gece saat üç sıralarında yine sallandık. Yine elk. kesildi.Ben fenalaştım.Sinir krizi geçirdim.Birkaçgün bunun etkisinde kaldım.Evde herkes sinir ilaçları alıyordu. Daha rahattılar.Ama benim öyle bir şansım yok.herşeyi beynimde halletmem gerekiyor.Onun için evde herkes seferber oldu.Televizyon açılmıyor.Sürekli teyp ten müzk açılıyor.Bütün aile bizde kaldığı için ev kalabalık.İş paylaşımı var.Ben bebeğimi hiçkimseden kıskanmıyorum herkesle paylaşıyorum.Böylece az yoruluyorum.Geceleride eşim yardımcı oluyor.Bebeğin bakımını başkasına bırakmıyoruz.Huyu değişmesin diye.Ama arada sırada gelen sinir krizi nöbetleri yinede var.Doktorum.Bol bol açık havaya çık diyor. Ben de birinci ayımı doldurduğum gibi işe başladım.Kendime zaman ayırarak yendim.Bebeğim için hazırladığımız hiçbir şeyi kullanamadık.Tek bir odada bir sene dördümüz yattık.Odayı ve onları terk edemedim.Bazen hala gidip onların odasında yatıyoruz.Bazen havayı, bazen gökyüzünü beğenmiyorum.Depremmi olacak yoksa deyip onların yanına gidiyorum.

Evimizdeki on kişlik misafir grubu altı ay sonra gitti.O zaman herşey bana kaldı.Herşeye yetişmeye zorlandım ama becerdim.Bakıcıyı ise eninde sonunda lazım diye yinede aradım birilerinin tavsiyesi ile buldum.işe başladığım ilk gün oda evdeydi.Gözüm arkada kalmadı çünkü evde annem, teyzem vardı.Altı ay sonrada kayınvalidem üst katta olduğu için sürekli kontrolde yine içim rahattı.Çok memnunum.Bir bakıcımız olmasına.Evin günlük işleri hallediliyor.Bebek sorunsuz akşam bana kalıyor.Seviyoruz,okşuyoruz, uyutuyoruz.Bende herkese zaman ayırabiliyorum.Ve hiç kimseye borçlu hissetmiyorum kendimi.Ama ondan uzak olmaktan dolayı bu bebekte kendimi hiç suçlamadım.Çünkü oda büyüyecek ve bir gün ilkokula başladığında onunda kendi uğraşları olacak kendi çevresi olacak ve sürekli benimle olmak istemeyecek.İlk bebek artık çocuk.Birkaçyıl sonra buda çocuk.Ben evde olduğum zamanlarda dolu dolu onlarla olarak telaffi etmeye çelışıyorum.Evdeyken bile bukadar zaman ayıramazdım.Çünkü günlük işlerde bitmiyor.O zaman kendimede zaman ayıramıyordum.Artık onuda yapıyorum.Ben mutluyum.Hepimizin çocukları mutlu- huzurlu- sağlıklı ve uzun yaşasın temennisiyle hoşçakalın.İnsanın önüne ne zaman nerede neler çıkacak hiç belli olmuyor.Herşeye rağmen çiselimide ikinci kızım damlamıda eşit derecede ve herşeyden çok seviyorum.
sevgiler.

Nur kara

Kara Basma İz Olurun Hikayesi Nur Kara Hakkında Hakkında Bilgiler

Başmakçı: Başmakçı, Afyonkarahisar ilinin bir ilçesidir.Dinar'ın il olması için virilen kanun tekliflerinde Dinar'a bağlanması planlanmıştır.
Basmacı Ayaklanması: Basmacı Ayaklanması, (Rusça: Басмачество, Basmaçestvo), Sovyet yönetimine karşı Orta Asya'da 1917'de başlayan ve aralıklı olarak 1931'e değin süren ayaklanma hareketi.
Basmane, Konak: Basmane, İzmir'in Konak ilçesine bağlı semtdir.
Basmane Garı: Basmane Garı, İzmir'in Basmane semtinde bulunan bir tren garıdır.Demiryolu inşasına ilk kez İzmir’de 130 kilometrelik İzmir- Aydın hattı ile 1856 yılında başlanıldı.
Bebekler, Ödemiş: Bebekler, İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı bir köydür.
Bebek: Bebek, bir insanın en küçük hali olan doğum anından itibaren yürüme dönemine kadar olan zaman diliminde aldığı isimdir.
Küçükmutlu, Şenpazar: Küçükmutlu, Kastamonu ilinin Şenpazar ilçesine bağlı bir köydür.
Küçükmustafapaşa, Fatih: Küçükmustafapaşa, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bulunan Fatih ilçesinde bir semttir. 2008 yılına değin resmî olarak bir mahalle iken, yapılan idari düzenlemeler sonucunda resmî varlığı sona erdirilerek Yavuz Sultan Selim mahallesi sınırları içine dâhil edildi.

Kara Basma İz Olurun Hikayesi Nur Kara Hakkında Etiketleri

kara basma iz olurun hikayesi, nur kara hakkında, tüp bebekler küçükmü doğar, duygu akşoş, epidural dogum yapıp felç kalan, miyonum var normal doğum yapabilirmiyim, nur kara web sitesi, şeymanur kara, kendi kendime nasıl doğum yaparım, kara basma oykusu kısa

Henüz yorum yok.

Yorum Ekleyin


9 − iki =