18 Mart 1915 Çanakkale Destanı

Çanakkale zaferi 1915 ve 1916 yıllarında yaşanan Çanakkale’den geçip İstanbul’u ele geçirmek isteyen itilaf devletlerinin oluşturduğu ordular İle Osmanlı devleti arasında yapılan bir bağımsızlık savaşıdır.

Çanakkale Geçilmez

Çanakkale savaşı birinci dünya savaşının en kanlı bölümüdür. Çanakkale savaşı Deniz ve Kara savaşıdır.  Geriye dönmeyi düşünmeyen atalarımızın kanlarının son damlasına kadar memleketimizi savundukları savaştır Çanakkale savaşı. İtilaf devletleri İngiltere, Fransa ve Rusya iken sonradan İtalya bunlara katılmıştır. Savaş başladıktan sonra Amerika, Brezilya, Japonya, Sırbistan, Yunanistan ve Romanya da itilaf devletlerine dâhil olmuştur. Osmanlı ise ilk zamanlarda itilaf devletlerine katılmak istemiş fakat Rusya buna karşı çıkınca doğal olarak Almanya’nın yanında yer alarak savaşa katılmıştır.

Almanya bu savaşta yükünü hafifletmek en azında bir parça da olsa alan yaratmak için Osmanlıyı bu savaşta yanına çekmeyi başarmıştır.

Osmanlı İmparatorluğunun Durumu

Osmanlı İmparatorluğu tarihin görmüş olduğu en geniş sınırların sahibi, birbirinden farklı onlarca kültürü, milleti, inanışı içinde beslemiş 600 yıllık imparatorluğunu 20.yy başlarında yavaş yavaş kaybediyordu. İçerde ve dışarıda yaşanan olaylar Osmanlıya zarar veriyor ve gücünü sarsıyordu.  Trablusgarp ve balkan savaşları ile üst üste alınan 2 yenilgi Osmanlı İmparatorluğunun hem toprak kaybetmesine hem itibar kaybetmesine hem de gücünü kaybetmesine sebep olmuştu. Bu durum diğer ülkelerin iştahını kabartıyor ve Osmanlıyı bölme ve paylaşma planlarını hızlandırıyordu. ‘Hasta Adam’ söylemleri başlamıştı.

Mustafa Kemal ve Silah Arkadaşları

Çanakkale Savaşı – Deniz Harekatı

Dünyanın en güçlü donanmasına sahip İngilizler bütün denizlere sahip olmak istiyordu.  Teknolojik açıdan, silah ve başarı açısından çok güçlü olan İngiliz donanması hiç yenilmemişti. İngilizlerin donanmasını yenebilecek bir donanma yoktu o zamanlar. Onlar öyle sanıyordu. Osmanlı ise hasta, zayıf silahları sınırlı, teknolojisi olmayan bir devlet olarak kolay lokma göründü gözlerine ve Çanakkale boğazından top mermi atışlarına başladılar. 1 ay boyunca yapılan mermi ve top atışlarında bir şey elde edemediler. Kayda değer bir yol alamadılar. 18 Mart sabahı neler yaşanacağını kimse tahmin etmiyordu. Savaşın ilerlediği safhalarda donanmalar iyice boğazı ortalamış ve yaklaşmışken hiç beklemedikleri bir karşılık aldılar. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar karşılığını veriyordu. Bölgenin mayınlı olduğunu anlayan İngilizler bazı gemilerini geri çekerken Seyit onbaşı göründü ve tek başına 215 kg topu yerleştirerek İngiliz donanmasına doğru ateşledi. Geri çekilmeye çalışan donanmalar mayınlara takılarak büyük yaralar aldılar. Bu olanlar çok büyük şaşkınlık yarattı İngilizlerde. ‘Hasta Adam’ dedikleri, küçümsedikleri Osmanlı uyanmıştı ve mermi olarak üzerlerine yağmıştı. Askerlerimiz ise kendilerine olan inançlarını canlandırarak 18 Martta kazandıkları zafer ile Çanakkale boğazının geçilmeyeceğini tüm dünyaya göstermişti.

Seyit Onbaşı

Çanakkale Savaşı – Kara Harekatı

Denizde istediklerini elde edemeyenler gözlerini karaya çevirmiştiler. Anzak çıkarmasını gerçekleştirmiştiler. Askerlerimizden misli misli fazla olan birlikler Geliboluya çıkartılırken karşılık verilmeye hazırdı. Sayıları silahları ne olursa olsun Çanakkale geçilmeyecekti! Mermilerin bittiği anda Mustafa Kemal askerlere emir verdi ‘Süngü tak’ ve daha sonrasında ‘Ben size taarruz emretmiyorum! Ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir’ dedi. Tarihin en büyük siper savaşı başladı. Siperler arasındaki uzaklık on metreye kadar düşmüştü. Şehit olan askerlerimizin yeri hemen dolduruluyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayırına doğru ilerliyordu. Bu Arada Anafartalar’da düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal‘in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı. Bu göğüs göğse çarpışma savaşlarında da başarı gösteremeyen devletler Çanakkale’nin geçilmeyeceğini kabul ettiler ve yenilgiyi kabul ederek geri çekildiler.

Mustafa Kemal Cephede

Savaşın Sonuçları

Çanakkale zaferi dünya tarihinde eşi benzeri olmayan bir savaş olarak yaşanmıştır.  Bu savaşta Mustafa Kemal’in askeri dehası ile kara savaşlarında başarısı şahlanmıştır. Yarım milyon insanın hayatını kaybettiği, mermilerin havada çarpıştığı, toprağın top ve mermi ile dolduğu bir savaştı. Mustafa Kemal’in tarihin sahnesine çıktığı ve bundan sonraki ulusal kurtuluş savaşımızda en ön sıradan ilerlediği bir milletin yeniden uyanışına can verdiği liderin doğduğu savaştır. Seyit onbaşının tek başına bir gemiyi sulara gömdüğü savaştır. Eğitimli insanlarımızın çoğunu kaybettiğimiz bu savaş, Cumhuriyetin ilk yıllarında da hissedildi.

Çanakkale Geçilmez!

Çanakkale zaferi günümüzde hala daha Geliboluyu ziyaret ettiğimizde bu savaşın izlerini orada görebilirsiniz. Orada yaşanan dramı orada yaşanan kahramanlığı hissedebilirsiniz. Ayak bastığınız her yerin şehit kanı olduğunu unutmadan yürüyünüz. Bu memleket için nelerin yapıldığını ne canlar feda edildiğini bilin. Bunları bizlerden sonraki nesillere de bıkmadan usanmadan sıkılmadan anlatmalıyız. Şimdi sizlerle o günlerin yemek listesini paylaşıyorum. Bunu anlatın. Şimdi yemek beğenmeyen, burun kıvıran çocuklarımıza, gençlerimize, yetişkinlerimize anlatın ki nasıl bir ecdadın evlatları oldukları ve bu memleketin nasıl kurulduğunu bilsinler. Çanakkale Geçilmez!

43. Alay Yemek Listesi 

15 Haziran

Sabah: Üzüm hoşafı

Öğle: Yok

Akşam: Yağlı Buğday çorbası, ekmek

16 Haziran

Sabah: Yok

Öğle: Yok

Akşam: Üzüm Hoşafı, ekmek

17 Haziran

Sabah: Üzüm hoşafı

Öğle: yok

Akşam: yarım ekmek

18 Haziran

Sabah: Yarım ekmek

Öğle: yok

Akşam: şekeriz üzüm hoşafı

19 Haziran

Ordu emri ile ekmek istihkakı 500 grama indirilmiştir.

Yazar: ugur

Bu Konuda Siz Ne Düşünüyorsunuz?