Türkiye’de Kadın Olmak

Türkiye’de kadın olmak ne demektir sorusu zaman zaman hepimizin aklına gelmiştir. Türkiye’de kadın olmak, eşitsizliğine maruz kalmak daha doğmadan başlar. Ana karnında başlayan bu süreç hayatımızın sonuna kadar devam eder. Yeni doğan bir bebek için kız ise pembe erkek ise mavi diyerek hayata gözlerini açar. Cinsiyetçilik daha burada başlamıştır. Bakalım daha başına neler gelecek.

Türkiye’de kadın olmak

Çocukluk Dönemi

Büyüme başlar insan, çocukların en sevimli ama aynı zamanda en haylaz oldukları dönem geldiğinde kız çocukları aman uslu olsun edepli olsun hanım hanımcık dursun denir. Erkek çocukları koltukların tepesinde fink atar. Anne babalar ve ya daha farklı akraba eş dost sevgisini gösterirken. Erkek çocuğuna aslansın yaparsın. Kız çocuğuna aman kızım yapma.

Gençlik Dönemi

Bu zamanları da geçirdik geldik gençlik zamanlarına erkek çocuk arkadaşları ile istediği gibi gezip tozar hayatın yaşının verdiği değeri bilerek eğlenirken, kız çocuğu bir başına nerelere gider sorusu hemen sizin karşınıza dikilir. Kız çocuğu geç saatlere kadar dışarıda kalamaz derler. Erkek çocukları gece yarısından önce eve girmez. Kız çocuklarını göndermeyip evde temizlik yaptırırlar, yemek yaptırırlar ev işlerinde bir numaralı Japon robotu haline geleceği kıvama kadar eğitilir. Çünkü kadın ‘iyi yemek yapmalıdır, İyi temizlik yapmalıdır’ derler. Hayır, kötü değil bunları öğrenmek ama usulü olsun. Kız çocuğu gezmesin diye askeri disiplin ile evde eğitim veren annelerimiz erkek çocuklarını da kayırmadan öğretsin bu işleri en azından 2 yumurta kırıp karınlarını doyura bilmeyi öğrensinler. Mesele bir şey öğretmek değil, mesele kız çocuğunu baskı altına almak, özgürlüğünü engellemek.

Türkiye’de kadın olmak

Ergenlik Çıkışı

Türkiye’de kadın olmak, ergenlik dönemine saç, şekil, kıyafet, giyim gibi konular karşımızdadır. Erkek çocuğu son mohikan tarzı saç şekilleri ile kendini denerken, kız çocuğu değil saça şekil vermek değil, örgü modeli ile toplanır ve istenir ki bir ömür o şekilde kalsın. Kız çocuğu diz üstü etek olmaz, dar elbiseler olmaz, o olmaz, bu olmaz, bol giyinsin kız çocukları derler. Bu ülkede taciz edilen kadınların mahkemede hâkime şuursuzca söylenen giyim tarzı ile teşvik etti mantığı işte buradan kaynaklanıyor. Çünkü kız çocuğu namuslu giyinir. Giyimine dikkat ederek namusunu koruması gereken kız çocuğudur algısı iyice yerleştirilmeye çalışılır. Namus olgusu işte burada kız çocuklarının omuzlarına ömürleri boyunca taşımaları gereken bir yük olarak yerleştirilir.

Hayata Giriş

Okullarımızı da bu doğduğumuz andan itibaren yakamıza yapışan ayrımcı düşünceler içerisinde geçirdikten sonra geldik iş hayatına. Birçoklarının hayat yeni başlıyor dedikleri an. Mesleğinizi seçmeye kara verdiğiniz dönemde ilk söylenen şeydir ağır işlerde çalışmayacak hanım hanımcık bir iş bulsun derler. Bunu diyenler bu yaşınıza kadar sizi o kadar güzel ezmiştir ki o ağır işler dediklerin işlerin size ağır gelmeyeceğinin farkında bile değildirler. Günümüzde örneklerimiz arttı da artık birçok meslek dalında var olabildiğimizi gösterebiliyoruz. İş gücüne katıldıkça kadınların neler yapabileceğini erkekler de anlayacaktır.

Türkiye’de kadın olmak

İş Hayatı

Kadın için iş hayatı son zamanlarda da artarak devam ettiği üzerine mobbinge maruz kalmaktadır. Patrondan, çalışandan, müşteriden gelen anlamsız istekler ve hareketler ile karşılaşmışsınızdır. Bu düzen içinde hala var olabilmeyi sağlayan insan için Türkiye’de kadın olmak önemlidir.

Evlilik

Kadın dediğin evlenecektir. Burada doğu-batı fark etmeksizin bu zihniyet yaşamaktadır. Evlilik çağı geldi diye belirtilir. Erkek evde kalmaz derler ama kadın evde kalır. Erkek istediği zaman evlenebilir ama kadının bu ülkede evlilik gibi bir yükümlülüğü vardır ve bundan kaçamaz. Burada da başlarına bela olacak diye düşünürler herhalde ki evde kaldı derler. Yoksa mantıklı bir izahı olmayan bir cümledir.

Şİddet

Kadın evlenir, çocuk sahibi olur. Türkiye’de kadın olmak işte bunları size olmazsa olmaz olarak sunar. Anne babası kadar artık kocası da istediklerini yaptırır kadına. Çünkü kadının üzerinden böyle bir hakkı olduğunu düşünür. Şiddet bu noktada devreye girer. Şiddetin her türlüsü ile karşılaşır kadın. Mutlu olmak varken başkalarının üzerinde olan etkisi ile mutsuzluğa doğru gönderilir.

Türkiye’de kadın olmak

Sonuç

Evet, arkadaşlar, Türkiye’de kadın olmak görüldüğü gibi eşit olamamaktır. Doğduğu andan itibaren bir şekle sokulmaya çalışılan, ötekileştirilen, adaletsizlik için de yetiştirilen kadınlar. Kadın için iş hayatında, ev hayatında yani toplumda insan olabilme çabasıdır Türkiye’de kadın olmak.

Kadının toplumdaki yerini en iyi kadın belirler. Kadının elinin değdiği her şey güzelleşir ve her yer çiçek açar.

İnsana insanca davrandığımız, cinsiyet üzerinden haksızlıklara maruz kalmadığımız günleri görmek ümidiyle, Yaşasın kadın olmak!

Yazar: Joker

Bu Konuda Siz Ne Düşünüyorsunuz?