Nazilerin T4 Programı ‘HİJYENİK IRK’

Nazilerin T4 programı anlayışına göre ARİ, yani üstün ırkta hiçbir kusur olmamalıydı, bu yüzden ‘çürük’ olan her insan yok edilmesi gerekiyordu. Peki bu amaca nasıl ulaşılacaktı?

“Ötenazi” terimi (kelime anlamı olarak “iyi ölüm”), genellikle, uygulanmadığı takdirde acı çekecek kronik ya da ölümcül hastalığı olanlar için acısız ölüm rızası anlamına gelmektedir. Ancak Nazi kavramında “ötenazi”, Almanya ve Almanya’nın ilhak ettiği bölgelerdeki hastanelerde bulunan engelli hastaların, gizli kapaklı bir şekilde öldürülmesi programının kılıfıydı. Program, Nazi Almanya’sının ilk toplu katliam politikasıydı. Avrupalı Yahudilere soykırım uygulamayı planlayanlar gibi, “ötenazi” programını düzenleyenler de, ırksal olarak saf ve verimli bir toplum hayal etmiş, vizyonlarına uymayanları ortadan kaldırmak için radikal stratejiler benimsemişti.

T4 olarak adlandırılan program, bu temizliği sağlayacaktı. Programı geliştiren Nazi Partisinin amacı, Alman Halkını engelliler dâhil, ‘çürük’ elementlerden temizlemekti. Bu ‘temizlik’ ötenazi!

Yani acı çekmeksizin, ağrısız bir ölüm ile gerçekleştirildi. Ötenazi uygulaması program kapsamında, küçük engelli çocukların gaz odalarında zehirlenerek öldürülmesiydi. Nazi Almanya’sının ilk toplu katliam programı olan ’T4’ ile Almanya ve Almanya’nın işgal ettiği yerlerdeki hastanelerde bulunan engellilerin, gizli bir şekilde öldürülmesi amacına dayanıyordu.

Nazilerin T4 programı kapsamında 1939’dan itibaren engelli çocukların kliniklere bırakılması için teşvik edici çağrılarda bulunuldu. Çağrının amacı tedavi gibi görünse de asıl amaç ortadan kaldırmaktı. İlk etapta sadece çocukları kapsayan bu katliamlar sonraları genç yetişkinleri de kapsadı. Merkezlerde toplanan engelliler, duş tesisatı olarak kamufle edilmiş gaz odalarında saf karbon monoksit gazı kullanılarak öldürüldü. Programda görev alan kişiler cesetleri yaktı. T4 personeli, daha sonra dikkat çeken bir biçimde Belzec, Sobibor ve Treblinka ölüm merkezlerinde görevlendirilen Alman kadro arasında yer aldı. Cinayetler geriatri hastalarını, bombardıman kurbanlarını ve zorla çalıştırılan yabancıları da kapsayacak şekilde yaygınlaşarak savaşın son gününe dek sürdü. Tarihçiler, “ötenazi” programının, tüm safhalarında 200.000 kişinin hayatına mal olduğunu tahmin etmektedir.

Yazar: çilo

Bu Konuda Siz Ne Düşünüyorsunuz?