Nazım Hikmet

Okuduğum bir alıntı şöyle:

” Nazım Hikmet Ran Bursa Cezaevi’nde tutsaklık günleri. Koğuş arkadaşlarını okumaya yazmaya yönlendiren Nazım, aynı zamanda cezaevi yönetimine de yardım etmektedir. Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:

– Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir? Der.

Nazım’i odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım’ı tepeden tırnağa süzer ve:

-Demek Nazım sizsiniz, der. Nazım’a oturması için yer göstermez. Kısa Bir konuşma sonrası, gidebilirsiniz, der. Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:

-Ömer Hayyam adını duydunuz mu? Diye sorar.

Müfettiş hemen atılır:

-Kim duymaz Hayyam’i.

Nazım:

-Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi? Diye sorar.

Müfettiş şaşırır. Nazım konuşmasını sürdürür, görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanı’nı ve sizi kimse anımsamayacak, der çıkar.

Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım’ı geri çağırır ama Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur.

Sahi, o dönemin Adalet Bakanı kimdi?..

 Nazım hikmet 1902 doğumlu şair ve yazardır. 20. Yüzyılın  öncü sanat ve şiir akımları içinde olarak yer alan ve daha ilk yapıtlarından itibaren , karışık tekniklerden yararlanarak Türk yazımının en önemli isimlerinden biri olan Nazım Hikmet 3 haziran 1963’te Moskova’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını yitirmiştir.

 Nazım Hikmet Ran , 20 Kasım 1901’de Selanik’te doğdu. Ancak ailesi çevresinde 40 gün için bir yaş büyük görünmesin diye bu tarih, kendisininde sonradan benimsiyeceği gibi 15 Ocak 1902 olarak alındı. 1902 de doğdu ve bir daha doğduğu şehre dönmedi, çünkü geriye dönmeleri hiç sevmezdi. 3 yaşında Halep’te paşa torunluğu etti, 19 yaşında Moskova’da komünistlik.  14 yaşından beri de şairlik etti. Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta, yatıyor oralarda bir eski gömüklükte, yatıyor usta.

Nazım Hikmet Ran 117 yaşında.

Doğum günün kutlu olsun usta.

Yazar: ugur

Bu Konuda Siz Ne Düşünüyorsunuz?